Söz ve Sır
Söz ve Sır
Kadim şehirlerin buğulu gecelerinde tilavet edilen dizeler, nehir kıyılarında filizlenen bir ahit ve Doğu’nun asırlık estetik mirası... Urdu gazeli; yüzyıllardır tasavvufi bir rikkatle yoğrulan, insanın mutlak olanla, yoklukla ve kendi nefsiyle yüzleştiği müstakil bir hakikat aynasıdır.
Mistik derinlik ile varoluşsal sancılar, vahdet-i vücudun mutlak sükûnu ile modern insanın iç parçalanmışlığı aynı estetik potada buluşur. Batı’nın trajik isyanı ve benlik kırılmaları; Şark’ın mahviyetkâr nefesiyle yeniden şekillenerek evrensel bir ruh diline dönüşür. Klasik iç yangınlardan modern kırılganlıklara uzanan bu külliyat, geleneğin özünü muhafaza ederek çağın krizlerine temas eden yaşayan bir bilincin tezahürüdür.
Bu tercüme; bir medeniyet ikliminden diğerine mana taşıma teşebbüsüdür. Gazel geleneğinin zirve isimlerine duyulan hürmetle, bu şiir ikliminin omurgasını teşkil eden nefesler burada bir araya getirilmeye çalışılmıştır.
Şimdi perde kalkıyor; koca bir okyanusu temsil eden tek bir inci misali, aslına işaret eden sınırlı bir parıltı başlıyor. Bu davet, gazelin coğrafya tanımayan müşterek ruhuna talip olanlaradır.