Metalepsis / Anlatı Sınırlarının İhlali
Metalepsis, anlatının güvenli sınırlarını ihlal eden o tekinsiz anda başlar. Yazarın kurmacaya, karakterin yazara, okurun metnin içine doğru adım attığı bu an, anlatının ontolojik düzenini yerinden oynatan köklü bir kırılmadır. Fatıma Ertürk, Anlatı Sınırlarının İhlali alt başlığıyla yayımlanan bu çalışmasında, metalepsisi yalnızca tanımlamakla kalmaz; onun edebî, düşünsel ve estetik imkânlarını çok katmanlı bir çerçevede tartışmaya açar.
Bu kitap, anlatıbilimin temel kavramlarından biri olan metalepsisin tarihsel serüvenini retorikten modern anlatıya uzanan geniş bir perspektifte ele alırken Türk edebiyatındaki görünümünü de titiz örneklerle izini sürerek ortaya koyar. Ontolojik, retorik ve yazar metalepsisi ayrımları etrafında şekillenen çalışma; okurun metne sızdığı, karakterlerin isyan ettiği, anlatı düzeylerinin birbirine karıştığı sahneleri merkeze alır. Ahmet Mithat Efendi’den Oğuz Atay’a, Tanzimat döneminin ilk örneklerinden modern, postmodern ve çağdaş anlatılara uzanan bu okumalar, metalepsisin anlatı içinde işleyen güçlü bir düşünme pratiği sunduğunu gösterir.
Akademik bir zeminden beslenmesine rağmen sade, akıcı ve merak uyandırıcı bir dille kaleme alınan Metalepsis hem anlatıbilimle ilgilenen araştırmacılara hem de edebiyatın sınırlarıyla oynamayı seven okurlara hitap eden nadir çalışmalardan biridir. Kurmacanın çatlaklarından sızan sesleri duymak isteyenler için bu kitap, anlatının gizli kapılarını aralayan özgün bir rehberdir.