Kiraz
Bazı evlerden geriye sadece duvarlar kalır, bazılarından ise sevgi dolu hatıralar.
Genç bir kadın olan Kiraz; yıllar sonra satılmak üzere olan çocukluk evine döndüğünde, kapatılmış koliler onu geçmişe çağırır. Her köşe, dedesi Aziz’in bilgeliğini; her eşya, unutulduğunu sandığı bir anıyı fısıldar ona.
En çok da küçük bakkaldaki o pano... Aziz Dede ile Kiraz’ın birlikte oluşturduğu pano, kimi zaman bir bilmeceye kimi zaman bir türküye kimi zaman eski bir efsaneye bazen de küçük bir ansiklopedi sayfasına dönüşmektedir. Panoya iğnelenen her not, aralarındaki sevgiyi biraz daha büyütürken aynı zamanda derinleştirir.
Kiraz, geçmişin izlerini takip ettikçe sadece dedesini değil; ailesini, köklerini ve uzun zamandır uzaklaştığı kardeşini de yeniden anımsar. Çünkü bazı bağlar, yıllar geçse de eskimez. Yeter ki onlara tutunacak cesaretimiz olsun.
Ümmü Gülsüm Çinici’nin ikinci gençlik romanı Kiraz, aile bağlarının değerini hatırlatan içsel bir çağrı niteliğinde.