Kabarık Saçlı Prenses
Kabarık Saçlı Prenses
Peri, kalabalıkların arasında kaybolmak ve herkes gibi olmak isteyen küçük bir kız.
Dünyaya gözlerini açtığında tek bir saç teli bile yokken zamanla başının üzerinde âdeta bir doğa gücüyle kabaran altın bukleler belirir.
Ancak annesinin kendi geçmişini onarmak için ilmek ilmek dualarla ördüğü bu coşkun saçlar, Peri için bir süsten ziyade omuzlarında her gün daha da ağırlaşan bir yüke, saklanmaya çalıştığı ağır bir perdeye dönüşmüştür.
Bir sabah, aynanın soğuk derinliklerinde uyanan kadim bir sır ve annesinin okuduğu eski bir masal, Peri’nin karşısına gerçekleri çıkarır. O zapt edemediği, utandığı bukleler aslında bir kusur değil; dokunduğu kalpleri hafifleten, hüzünleri eriten, kaybolan umutları usulca yerine koyan, üşüyen ruhlara battaniye olan mucizevi bir şifa kaynağıdır.
Peri’nin saçları, içindeki o coşkun sevginin dünyaya taşan elleridir.
Anlatılanlar bazen bir masal kadar tılsımlı, bazen de hatıralar kadar gerçektir.
Kabarık Saçlı Prenses; gerçek güzelliği dar kalıplardan kurtarıp tüm farklılıklarla, aykırı kıvrımlarla ve her bir zerreyle “Ben buradayım!” diyebilmeye; en saf hâlde, kendin olabilme cesaretine bağlar.
Çünkü bazen dünyadan gizlemeye en çok çabaladığımız yanımız; bizi biz yapan en özel, en mucizevi parçamızdır.
Kendi ışığından korkmayı bırakıp hazinelerini dünyayla cömertçe paylaşmak isteyen tüm çocuklar ve içindeki çocuğu hiç unutmayanlar için ilham dolu bir kendini bulma hikâyesi...