İlmin Deryasında Sisler Çarklar ve Hayaletler
İlmin Deryasında Sisler Çarklar ve Hayaletler
Bir yanda Batı’nın soğuk ve mekanik aklı, diğer yanda Doğu’nun atalet içinde sönmeye yüz tutmuş ateşi. Bir yanda modern dünyanın yarattığı canavar “Üstinsan”, diğer yanda İslam medeniyetinin inşa ettiği kâmil insan. İki medeniyetin tam ortasında ise mütefekkir bir şair Muhammed İkbal.
Derinlemesine sorgulamak ve sınırların ötesine bakmak cesaret ister. Ezberleri bozmak, dayatmalara karşı koymak gerekir. Batı’nın hegemonyası altında çaylak olarak kalmak mı yoksa benliğini inşa ederek dağların zirvesinden dünyayı izleyen bir şahin olmak mı? İşte asıl soru bu. Sislerin, çarkların ve hayaletlerin arasında bir mücadele başlar.
Elması kömürden ayıran maruz kaldığı basınç, omuzlarında taşıdığı yüktür. İkbal ateşte yanmayı, dünyanın yükünü omuzlanmayı göze aldı. Modern dünyanın çarkları insanlığı öğütürken o, sislerin arasında mısralarıyla ışık saçtı. Sen de zihnini özgürleştirmek, benliğini inşa etmek, şahin gibi zirvelere göz dikmek istiyorsan “Eğer bu dünyayı beğenmiyorsan,” hadi kalk ve “kendi dünyanı kendin yarat!”
Unutma, kitabın bittiği yerde senin hikâyen başlar.