Çölün Dehası-Muallakalar
Çölün Dehası-Muallakalar
Durun da ağlayalım anıp yâri diyârı
Dahûl Havmel arası o kıvrımlı kumsalı
İmruu’l-Kays
***
Kavuşmak mümkün değil artık kes ümidini
En kötüsü kavuşup terk etmektir yârini
Lebîd b. Rabia
***
Ben seni andım kargı yağarken üzerime
Kılıçlar damla damla akıtırken kanımı
Antere b. Şeddâd
Cahiliye dönemi Arapları için şiir, hem bir övünç kaynağı hem de dilin en yüksek ifadesiydi. Bu şiirlerin en seçkinleri olan muallakalar yüzyıllar boyunca dilden dile dolaştı. Rivayete göre Kâbe duvarına asıldılar, sonra derlenip şerh edildiler. Bugün de klasik Arap şiirinin temel metinleri arasında sayılıyorlar.
Çölün Dehası, İmruu’l-Kays, Tarafa, Zuheyr, Lebîd, Amr b. Kulsûm, Hâris b. Hillize, Antere, Nâbiğa, Â’şâ ve Abîd b. el-Abras’ın muallakalarını Türkçeye aktaran bir çeviri denemesidir. Çeviride şiirlerin anlamının yanında biçimi ve sesi de gözetilmiştir. Kasideler hece ölçüsüyle çevrilmiş, kafiye ve ses uyumu korunmaya çalışılmıştır. Biçim ile anlamın çatıştığı yerlerde anlam esas alınmıştır.
Her muallakanın önünde, şairin hayatını ve şiirin yazıldığı ortamı anlatan kısa bir giriş yer alıyor. Böylece çölün, kabile hayatının, aşkın, savaşın ve yurt hasretinin dile geldiği bu şiirler bağlamlarıyla birlikte okunabilir.
Muallakaları Türkçede ölçülü ve kafiyeli bir şiir olarak okutmayı amaçlayan bu çalışma, bu alandaki ilk denemeler arasında yer alıyor. Mehmet Şayir’in şiire olan yakınlığı ve uzun çeviri tecrübesi, metne hem aslına bağlı hem de Türkçede şiir olarak okunabilen bir ses kazandırıyor.