Çakal Düğünü
Çakal Düğünü iyi, güzel, hakikatli ve kırılgan olana sahip çıkma eylemindeki ruhlardan süzülen incelikli öykülerden oluşuyor. Yaşam deviniminde sarsılanların, tabiatla, toprakla, bitkiyle, hayvanla, bilgiyle, tarihle, ölümle, aşkla, düşle, çocukla, şehirle ve özle yeniden ilişki kurarak yaşama bilendiği öyküler bunlar. Her öykü, insanın içinde taşıdığı doğa parçasının korunmaya muhtaç, ama köklerinin ne kadar derin ve sağlam olduğunu hatırlatıyor.
Derya Atsan’ın öykülerinde doğa yalnızca bir fon değil, hikâyenin bizzat öznesi, karakteri, dili. O sadece betimlenmiyor; yaralanıyor, direnç gösteriyor, öğretiyor. Kitapta kurmacayla gerçek, insanla doğa arasındaki çizgi silikleşiyor, hayatın kendisi edebiyata dönüşüyor.
Geçmişin unutulmadığı, geleceğin henüz yazılmadığı bir yerde duruyor Çakal Düğünü. Hatırlamanın ve unutmanın, sevmenin ve kaybetmenin, insanın kendi cevherini aramasının hikâyesini anlatıyor. Sözünü doğanın kalbine, insanın vicdanına ve zamanın derinliklerine bırakırken okuru da unutulmuş olanla yeniden karşılaşmaya, hayatın içindeki o kadim bağı yeniden hatırlamaya çağırıyor.