Atlar Aynaya Bakmaz
Sıddık Yurtsever, üçüncü öykü kitabı Atlar Aynaya Bakmaz’da kadim anlatıların izini sürüyor. Meddahların sesinden, dağ köylerinden, çocukluğun ürkek hafızasından, esatirül evvelinden ve unutulmaya yüz tutmuş inançlardan yükseliyor hikâyeler. Nihayetinde insanın en eski yaralarına dokunuyor.
Öyküler atların aynalara küs olduğu o uzak ama tanıdık yerden sesleniyor. Masalların gerçeklerle omuz omuza yürüdüğü, ölümün gizemli bir dehliz olup şehre sokulduğu, rüyaların uyanıklığın dilini konuştuğu, merhametle korkunun kapıyı çaldığı bu yerde her anlatı, bildiğimiz dünyanın kıyısını aralayarak görünmeyeni görünür kılıyor.
Atlar Aynaya Bakmaz, insanın kendini aynalardan çok bir menkıbede, bir çocuğun bakışında, yarım kalmış bir duada, bir yalnızın tılsımında ya da uzaklardan gelen seslerde gördüğünü hatırlatıyor.