Ateş Yalımı Üstünde Bir Toplantı
İsmail Kıllıoğlu’nun kişileri toplumumuzun kişileridir. Aldatanlar ve aldatılanlar, sömürenler ve sömürülenler, karanlıkta kalmış, aydınlatılmamış, bilinçlendirilmemiş kişiler... Kıllıoğlu, insanların aydınlatılmasından, bilinçlendirilmesinden yana. Bu yandaşlıkta, o, ilkin kişinin kendi kendisini aydınlatmasını, kendi içine dalarak aydınlığa ermesini ister. Her şeyden önce iyiliksever ve iyi ahlaklı kişiler olması gerektiğini temel sayar. Bundan sonra da toplumun düzeleceği inancında görülmektedir. Kendilerini düzelten, arıtan kişilerden, bireylerden oluşan toplumun da iyi bir toplum olacağı görüşündedir. Bireyler iyi ise, kendilerini biliyorlar ise, kendilerinin bilincine varmışlarsa toplumun kendiliğinden iyi, aydın ve bilinçli bir toplum olacağı kanısındadır. Eylemin bu yöntemle yapılması gerektiğini savunur durumu vardır.
Muzaffer Uyguner, Varlık dergisi, Mart 1975
Ateş Yalımı Üstünde Bir Toplantı, ikinci yeninin başat edebî anlayış olduğu bir ortamda, onun atmosferinde, sanat anlayışında ilerlerken boğuntulu ve açmaz içindeki bireye atlanan/yok sayılan dinî boyutu öne çıkarıp metafizik çıkışı gösteren oldukça başarılı, döneminin kült kitaplarından biridir. Kitap Cahit Zarifoğlu’nun İns ve Rasim Özdenören’in Hastalar ve Işıklar kitaplarıyla bir paralellik gösterir. Dönemin Edebiyat dergisi duyarlılığı kitapta hâkim unsurdur. Yenilikçi dil tutumu, din teklifinin sembollerle anlatılması, mevcut düzenin eleştirisi, başkaldırı temaları, giderek kapalı ve derinlikli anlatım öykülerin yaslandığı temel özelliklerdir.
Necip Tosun, Öykümüzün Sınır Taşları