|
MUSTAFA KÖNEÇOĞLU
YARIDAN BİR FAZLA
Konuşuyoruz, susacak şeyler ne çok
da birikiyor
sussak, bizi temin eden aşklar
uyruksuz bir gemi
bir derinlik, kıyıya vurdukça
güzelleşen
ey toprağıma ulu sözler bağışlayan
kavmim
dil dediğin deryada çırpınan bir
sandal mı, nasıl
kanla yıkanan mürekkepler kurumaz
suda bir değnek mi yoksa bunun aslı
astarı
adına liman denirse kaygısız
beklemenin
niçin abarttık, bir gölgelikti şunun
şurası
Şunun şurasında serinliğimi
silkeliyor o rüzgâr
ilerdeki boşluktan kendime sapıyorum
zamansız bir kar gibi mevsimleri
terlettim
iz bırakınca boynumda yağmur
lekeleri
cebimde korku ve şiir, bir pusula
bir bomba
elbet bir bedeli vardı denize nazır
ölmenin
Birden hatırladım kazaya kalmış
anları
uygun adım yürümedim ki uygun adam
olayım
yaşamak hep aynı harfi yutkunmakmış
meğer
bense kendime ne büyük ka(la)balık
yapmışım
oysa bana başına ödül konmuş şiirler
gerek
ve dünyayı kışkırtan birkaç kelime
Şairler ipin ucunu kaçırır ben de
kaçırdım işte
geldim, büyük anlatılar bitti, devir
küçükler devri
her şey biraz large, bir az sanal,
skandal, ağır aksak
her şeyi baştan aldım dilimde bir
çıkmaz oldu türkiye
bir kördüğüm, dilimin altındaki
üşümenin çincesi
düşerken yakaladığım cümleye takıldı
aklım
silahım dalgınlıktır benim, ilham ne
gezer
bir şiir bile fazla gelir acılar
gürleşince
kör göze çakma rüya galiba bu ben
kuşdili zaman ister bana biraz zaman
ver.
TÜRKER ÖZŞEKERLİ
TAŞ MEKTUBU
Bir çatıyı tırmanıyorum
Erik kurusu boynun beklerken geceyi
Sökük eteğimizle utanıp gökyüzüne
Biz çocukken de böyle oynardık
Boynumuza geçirip ipleri
Didiklerdik susamından seğiren
geceyi
Üşürken nerden, ıslandık nereye
Bak ısındık bile demeye dilim
varmıyor
Sevdiğim değilsin bundan böyle
Varoş ülkemin kiremidi koynun
İğnesiz annem gibi tepemden akıyor
Sürüyorum zillerimi apartman
kireçlerine
Ben biraz da bana ait olsun isterim
Görünen mevsimden de öteye
Düz olsun ölçüsüz biraz da eğik
Sonuydu sen ki sen öpüşmemizi
deviren ay
Yağdırdın tepemizden göğün
cezvelerini
Ne yapacağız biz şimdi delik deşik
söyle
Bırak beni ben dolanacağım
perşembeye
İncir ağacından leşime düşenlerle
Avucuma doldurup doldurup taşları
|