Yazmayı özlüyorum. Çölde içi kavrulan bir insanın suya
hasreti gibi bir şey bu. Yazmak, bütün dış mekanlarda olanların,
derlenip toparlanıp, bir yumak şeklinde ve en ağır yalnızlığında
önüne konması da onun için özlüyorum belki. Kendi kendime
oluyorum. Ve evet, kendi kendime. İyi ki bu sözcük hâlâ var!
Bazı kimselerden de duyuyorum. Hayatın doğal akışı içinde bir
olayı anlatırken diyor ki: "Kendi kendime düşündüm." Demek ki
hâlâ kendi kendine düşünenler var. İçine eğilenler var. Ne
güzel!