|
Mevlana'nın Rubaileri:
Bağ, gül, semâ, sevgili... Bütün bunlar hep bahânedirler;
maksûd olan ancak odur. Sen Allah’ın sırlarının nüshasının [ey insan]¡
Sen sultanî güzelliğin aynasısın! Âlemde ne varsa senden hariç değildir;
ne istersen kendinden iste; aradığın da bizzat sensin! dün gece bana
tatlı sözlü, şeker dudaklı, fitne kopartıcı bir güzel geldi. Güneş gibi
olan yüzile beni uyandırdı: “Madem ki güneşi gördün, haydi kalksana!”
dedi. Hakikatde senin rûhunla benim rûhum birdir. Sen bende ve ben sende
peyda olur ve saklanırız. İşte benimle senin münasebetimizin derin
mânâsı: İkimizin arasında ben ile sen yokuz. Biz hem ayna hem de ona
bakan yüzüz. Biz edebî piyâlenin sarhoşlarıyız. biz hem merhem, hem
şifayız; hem âb-ı hayat, hem de onun sâkîsiyiz. Ben aşka âşıkım: o da
bana âşık. Cisim rûha, rûh da bana âşık. Bazen ben kollarımı onun
gerdanına doluyorum: Bazen de güzellerin yaptığı gibi beni boynumdan
çekiyor. |