[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

 

 

Giriş Sayfası
Üst
   
 İSHAK YETİŞ
 
AYFER TUNÇ'U OKUMAK
 
Okur olarak da yazar olarak da zaman zaman karşımızda bulduğumuz, aslında pek de zihnimizden çıkmayan bir soru vardır: "Niçin yazıyoruz?", "Niçin okuyoruz?"
Bu sorulara zihnimizde bir cevap buluruz, söyleriz. Ancak bu sorular durup durup önümüze çıkar. Her defasında daha doyurucu, içimizin fırtınalarını dindirici bir cevaba ulaşmak için de çabamız hiç bitmez.
Ayfer Tunç, Kül Öykü gazetesinin Mayıs-Haziran 2009 tarihli 25inci sayısında, kendisiyle yapılan söyleşide bu soruya şöyle cevap veriyor: "Neden yazdığımı biliyorum:Bana bahşedilen tek bir hayatla yetinemiyorum,aynı anda ben ve başkaları olmak için yazıyorum. Bunu da hayata tutunmak için yapıyorum."
Yine söyleşinin bir yerinde; "İnsanlığın sorunu değilse de, insanın temel sorunlarından biri hayatına bir anlam verme çabasıdır. İnsanoğlu bu nedenle kendine örnek hikayeler yaratır,büyük kahramanlar üretir. Hayatımızı anlamlandırmak varoluşumuza ilişkin sığ veya derin, ama sonuçta ontolojik bir problemdir." der.
Yazmak düşünmeyi gerektiren bir eylemdir. Yazar okuru da düşünmeye iter,düşündürür. Hayatımız üzerinde, başka insanların hayatları üzerinde düşünmeli değil miyiz? Hayata başka türlü nasıl anlam verebiliriz? Hayatımızı başka nasıl anlamlı kılabiliriz?
Sorunlar üzerinde düşünen, sorumluluk duyan yazar bütün bu soruları kendine soran, bunlara cevap arayan kişidir. Ayfer Tunç ta bunu yapıyor,yapması gerekeni yapıyor.
Çağımız üzerinde, bu çağda yaşayan insanlar üzerinde düşünüyor, bazı şeyleri sorguluyor:
"Değerlerin hızla çözüldüğü, insanın bu nedenle hızla çıplaklaştığı bir çağı yaşıyoruz.  Çıplaklıktan kastım,bir önceki yüzyılın yüceltilmiş değerleriyle donanmış insanın, uğrunda savaşacağı değerlerinden soyunması." diyerek.
Yazar Ayfer Tunç'u çağı betimlerken karamsar buldum."Yüce değerler çağının kapandığı kesin" diyor. "Korkutucu bir sığlığın hakim olduğu bu çağ, insan ruhunun ancak derinleştikçe elde edebildiği değerlerin yok olmasına yol açıyor."diye betimliyor bu çağı.
"Hız ve değersizleşme-değersizleştirme yaşadığımız çağın iki temel özelliği." , "İkiyüzlülük bu değersizleşme-değersizleştirme gerçeğinin yol açtığı sayısız dışavurumdan biri".
Bu nitelemeler,nitelemelerin dile getiriliş tarzında biraz karamsarlık bulsam da söylediklerinin özü bakımından yazara katılmamak mümkün değil. Hoş hepimiz zaman zaman yanımızdan yöremizden akıp giden davranışlardan, konuşmalardan karamsarlığa kapıldığımız olmuyor mu?
Bu karamsarlıktan olacak söyleşinin bir yerinde Ayfer Tunç; "Tarihine ve sorunlarına karşı duyarlılık geliştirmeye niyetli olmadığını düşündüğüm Türk insanı" diyerek insanımız hakkında da bir karamsarlık taşıdığını ortaya koyuyor.
Yazar Ayfer Tunç varolan olumsuzlukların temelinde özgüven eksikliğini görüyor.Burada da Çek yazar Milan Kundera' nın Perde adlı kitabından yaptığı bir alıntıdan yola çıkarak şöyle diyor;" Büyük ulusların varoluşlarının tehdit edilmesine ilişkin bir tedirginlik veya korku duymadıklarını,ama küçük ulusların dış dünyadan gelen her şeyin varoluşlarını tehdit ettiğini düşündüklerini, bu korkuyla yaşadıklarını söyler.Büyük ulusların özgüvenleri tamdır,gerçekler karşısında kafalarını kuma gömmezler."
Ulus olarak özgüveni tam,korkulardan,endişelerden uzak yaşadığımız dönemler olmuştu elbette. Ayfer Tunç da orayı gösteriyor:"Oysa tarih içinde müthiş bir estetik beğeni çizgisine ulaşmış,gündelik hayatta ve kendine özgü sanatlarda bir estetik beğeni oluşturmuş bir toplum/ duk."
Bizi güncel sığlıkların,bıktıran tekrarların içinden alıp yukarılara taşıyan söyleşide söylediklerini okuduktan sonra Ayfer Tunç'un kitaplarını bir kez daha okumam gerektiğini düşündüm. Ayfer Tunç'un çağı,ülkesi ve insanlar üzerine düşünmesi,çağının tanığı sorumlu bir yazar tavrı nedeniyle, bu söyleşide söyledikleri insanı umutlu kılıyor."Boş bardakçı" değil "dolu bardakçı" biri olarak umarım insanlarımız,insanlık Ayfer Tunç'un daha az karamsar olmasına yol açacak davranışlar gösterir.
Yazarın çağımızı, günümüzü tanımlayan sözleri biraz karamsarlık taşısa da yüzümüzü sabahın ilk ışıklarına çevirerek umutlu olabiliriz. Yazarın halimizi ön yargısız tanımlama çabası bile umutlu olmamıza yetiyor. 
 

 

[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

Web sitesi ile ilgili soru veya sorunlar hece@hece.com.tr adresine gönderilebilir.
Telif Hakkı © 1997 Hece Basım Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır.

 

 


Son değiştirilme tarihi: 08/12/11 18:44.