[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

 

 

Giriş Sayfası
Üst
   

AHMET SARI

İÇTE BASTIRILMAMIŞ BİR YALNIZLIK SEVGİSİ

"Ben, Walter? Bir kardeş,

kardeşini sürekli gözetliyor."

Thomas Bernhard

  

Nasıl da ısrarlı bir şekilde başımı sallıyor. Ona bitişik başım nasıl da bir sağa bir sola yalpalanıyor. Konuşurken nasıl da ağzından salyalar akıtıyor, hal ve hareketleriyle hayata nasıl da sımsıkı sarıldığını gösteriyor.

Başımız da bedenimiz gibi yapışık olduğundan dolayı, kafasını çevirip beni göremiyor. Aynanın karşısına geçmiş siyam ikizi olan bana bir ameliyatla bedenlerimizi birbirinden ayırmamız gerektiğini söylüyor. Kişilik ve kimliklerimizin olmasını, herkes gibi bizlerin de normal birer birey olmamızı, kendimize ait bir beynimizin, bir ruhumuzun, daha doğrusu bir yaşantımızın ve mahremiyetimizin olmasını istiyor.

Kararlı gözüküyor. O konuşunca, aynaya bakıyorum da, başımı ve bedenimi onun başına ve bedenine bir eklenti gibi görüyorum. O, görünüşüyle nasıl da asil duruyor. Sert bir görünüşü var, başı benimki gibi yana doğru sarkık değil, dimdik, normal bir insan başı gibi duruyor. Yoksa ben onun bedenine bir eklenti miyim? Kocaman bir ur mu? Duyguları yok sayılan, hiçbir şeyde söz hakkı olmayan, hiçbir şekilde kendi görüşlerini dillendiremeyen silik bir KİŞİCİK miyim?

Bazen ondan korkuyorum. Onun hayata o sımsıkı sarılışı ve azmi, içinde bir türlü bastıramadığı yalnızlık sevgisi, hayata düşkünlüğünden dolayı kendi bedenine sahip çıkma arzusu ve yalnız başına kalma isteği beni korkutuyor. Bu hırsın, bu ihtirasın ikimizin de sonu olacağını biliyorum. Siyam ikizleri olarak bedenlerimiz ve beyinlerimizin bir kısmı birbirine yapışık olduğundan cerrahi müdahalenin incelikli yapılması gerekiyor. Bu zorlu bir ameliyat olacağı için de ameliyatımızı bütün medya takip ediyor.

Gazetecilerin sorularına hep o cevap veriyor. Hep o dik duruşuyla soruları üstleniyor. Değil mi ki hep onun istediklerini yapıyoruz. Dilediği vakit yatıyor, dilediği vakit kalkıyoruz. Yaşamımızı belirleyen hep ikizim. Ben, ben demekten neden bu kadar korkuyorum bilmiyorum. Ben sözcüğünün ve benlik duygusunun bir nevi ölümüm olduğunu hissediyorum. Sanki de siyam ikizimin bedeninde o sımsıcak yaşam kaynağını bulmuş gibiyim. Bu bedenden koptuğumda, başka bir yerde nefes alamayacağım hissine kapılıyorum. İkizim ise varlığıyla, bedeniyle, hal ve hareketleriyle kısacası her şeyiyle birbirimizden ayrılmamız gerektiğine inanıyor.

Garip olan şu ki bedenlerimiz birbirine yapışık kaldıkça ikizimin günden güne daha da saldırganlaştığını görüyorum. Ayrılma arzusunun onda artık bir arzu olmaktan çıktığını, mutlak ve bir an önce gerçekleşmesi gereken bir şey olarak görüldüğünü de görüyorum. Aynanın önünde ağzından salyalar akıtarak gittikçe daha da kızgın bir tonla aynı isteklerini bana bu kaçıncı kez anlattığında, bu anlattıklarına sessiz kalışıma iyiden iyiye sinirlendiğini görüyorum. Kızgınlığından başını sağa sola sert hareket ettirdikçe, benim ondan daha zayıf ve yana doğru büyük bir ur gibi sarkmış başımın da sağa sola sallanıp durduğunu görüyorum.

Dedim ya ikizimin günden güne artan ve artık çekilmez hale gelen ayrılma arzusu bana iyiden iyiye zarar vermeye başladı. İçimi bir korku bürüdü. İkizimden korkuyorum. Bazen uykudan ansızın uyandığımda ikizimin, nefret dolu bakışlarla bana baktığını görüyorum aynada. Çok nadir yaptığımız gezintilerde, onun bedenine yapışık bir kütle olduğumu iyiden iyiye anlıyorum, bir ikiz kardeş olarak bana saygısı yok biliyorum. Hatta bazen homurtuları ve sessiz konuşmalarıyla bana, benden nefret ettiğini açıkça duyuruyor. Aynanın önünde gözlerimin içine aynı nefretsi bakışlarla bakarak "ayrılacağız, başka yolu yok" diyor. Bedeninden ayrılırsam öleceğimi biliyorum. Dimdik duran başında, başımı bir eklenti gibi sallamaya devam ediyor.-

 

 

[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

Web sitesi ile ilgili soru veya sorunlar hece@hece.com.tr adresine gönderilebilir.
Telif Hakkı © 1997 Hece Basım Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır.
Son değiştirilme tarihi: 29/05/08 11:51.