[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

 

 

Giriş Sayfası
Üst
   

ABDULLAH HARMANCI

 ÖYKÜCÜLER İÇİN YAŞASIN GOOGLE!

Eskiler “iptidai bilgi” derlermiş. Hayatımızı devam ettirirken bize lazım olan şeyler… Belki de zaman zaman “ayrıntı” deyip üzerinde durmadığımız, zihnimizi meşgul etmesini istemediğimiz bilgiler… Ama bir şekilde hayatımızın içinde varlar. Galiba öykücülere en çok lazım olan şeylerin başında “iptidai bilgi” geliyor. Çünkü öykü, hangi edebi akımın anlayışını benimsemiş olursak olalım ya da ne tür bir öykü yazıyor olursak olalım, bu tür bilgileri gereksiniyor.

Öykü kişiniz yurt dışına çıkacak, birtakım resmi işlemler gerekli, pasaport çıkartacak, vize alacak; tüm bunların ayrıntılarını birkaç önemli fırça darbesiyle verebilmeniz gerekiyor. Tam da bu tür işlerle uğraşan insanların karşılaştığı sorunları birkaç dokunuşla verebilmelisiniz.

Öykü kişiniz burnuna bir “takı” takmış. Havalı, asortik, üniversiteli bir genç kız. Burna takılan o takının özel adını, varsa çeşitlerini ve anlamlarını bilmeniz gerekebilir. Çok derinliğine değil elbette, ama tam da denildiği gibi, “iptidai” alanlarda bilgi sahibi olabilmenin yolu artık google’dan geçiyor.

Benim gibi bu kabil “hayat bilgisi”nden, iptidai bilgiden nasibini hiç mi hiç almamış, bilgisizlikten, beceriksizliktense fazlasıyla nasibini almış birisi, haddini bilemeyip de öykü yazmaya kalkınca google yardımına hızır gibi yetişiyor. İlaç gibi geliyor. Elbetteki bir noktaya kadar, elbetteki kısmi olarak…

Ben çiçeklerden ve diğer şeylerden anlamayan biriyim. Diğer şeyler neyse de, çiçeklerden hiç mi hiç anlamıyorum. Saksıda yetişenler, bahçede yetişenler vs. Halbuki, üniversitedeki odasını çiçeklerle doldurmuş bir kadın akademisyenin öyküsünü yazıyorum. Öyküde çiçeklerle ve kitaplarla odasını ve hayatını doldurmuş bir kadın var. Üstelik edebiyatçı. Başlıyorum çevremdeki insanlara yalvarmaya. Şu sizdeki, salondaki büyük yapraklı çiçeğin adı neydi? Yahu Allah aşkına, biriniz bana söylesin, begonya saksıda mı yetişir? Eee rengi nedir? Bir “anlam”a gelir mi bu çiçek? Mesela ayrılık mıdır, mesela hüzün müdür? İnsanların sabrı da bir yere kadar… Yahut başka bir vesileyle, eşime diyorum ki, blender nedir, mikser nedir, robot nedir, rende, şu bizim bildiğimiz rende midir?

Parfümler, ev eşyaları, arabalar, emlakçılar, neler neler… edebiyat, hele hele öykü, roman, “başkasını” anlatmaksa, kendi mesleğimizin, ilgi alanlarımızın dışında kalmış insanların da dünyasını anlatabilmekse, o zaman google yardımınıza yetişiyor. Arama motorunu açıyor, “sardunya” yazıyorum. “Grafikler”den arattırıyorum. İşin güzel tarafı da bu. Arattırmak! Siz arkanıza yaslanıp bekliyorsunuz. O sizin için arıyor. O kadar çok çiçeği ilk defa google’ın pencerelerinden gördüm ki… O kadar çok nesneye internetin benim için araladığı pencerelerden ulaştım ki!

Ve şimdi sizin, bu satırları okurken dudak bükmeye başladığınızı da fark etmiş durumdayım. Google’dan tanınan çiçeklerden, google’dan öğrenilen “hayat”tan hikayeciye ne hayır gelecek! Ben de zaten “iptidai” bilgi arıyorum. Aradığım çiçeklerin ruhu değil, onu orada bulamayacağımı biliyorum. Ama mesela ciddi bir gaf yapma şansınızı ortadan kaldırıyor internet! En azından “pirsing”in nasıl bir şey olduğunu dünya gözüyle görüyor ve havalı kahramanınıza (üniversiteli genç kız) karşı mahcup olmuyorsunuz. Az şey mi yani?

Evet. Bir keresinde de pencere pencere “pirsing” aradım. Bir keresinde de Edith Piyaf aradım. Neyi bulamayacağınızı biliyorsanız, google ve benzeri arama motorları, size neyi verebileceğini çok iyi biliyorlar!

Galiba daha ürpertici olanı, “iptidai bilgi”den mahrum insanların hızla azalıyor olmasından daha ürpertici olanı, o iptidai bilgiyi üreten hayatın, evet hayatın kendisinin, usul usul hayatımızdan çekiliyor oluşudur. Burada duralım. Burdan sonrası, tam hikâyelik!!!

 

[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

Web sitesi ile ilgili soru veya sorunlar hece@hece.com.tr adresine gönderilebilir.
Telif Hakkı © 1997 Hece Basım Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır.
Son değiştirilme tarihi: 03/04/08 09:21.