[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

 

 

Giriş Sayfası
Üst
   

BALIK ve TANGO 

Sibel Eraslan 

Dergah Yayınları 

Kapağını bir deniz kızının süslediği kitabı daha elinize alıp dokunduğunuz da sıcaklığını ve hüznünü hissediyorsunuz...

Açtığınız ilk sayfada film karesi gibi bir sahne açılıyor önünüze bir sokak ve beyaz tebeşir çizgilerinin arasında gazoz kapakları ile oynayan çocuklar... İçlerinden bir çocuk tam da gazoz kapağına eğilmişken, yanı başında duran arabanın tekerleğini görüyor,
-siz de görüyorsunuz- başını kaldırdığında, içinde tam yüz tane dik başlı at gizli olan rüya gibi bir mavi Şavrole.

Babasının sevgilisinden söz eder gibi söz ettiği, gurbetteki Amcasının yanında poz verip, ilerde alacağını söylediği mavi Şavrole, bir göç hikâyesini başlatmak için gelmiştir Bağlarbaşı’ndaki Doğramacı Mehmet Sokağı’na. Karartma günleri İstanbul’unun; Kıbrıs Barış Harekatı gerginliğinin icbar ettiği bir gurbet hikayesini başlatmak için.

İkinci Dünya Savaşı sonrası sinemasının çokça işlediği bir sahneyi; eşlerini, nişanlılarını, yakınlarını savaşa uğurlayan elleri, bu defa Haydarpaşa Garı’nda -bir çocuğun bakışı ile- görüyorsunuz.

Sibel Eraslan’ın Balık ve Tango’sundan söz ediyorum..

Bıçkın, coşkun, çocuksu elvan gazoz kapaklarının parıldadığı sokağın dili ile anlatılan hikâyeyi kırılgan, yorgun, derin bir iç ses takip ediyor... Uykuyla ölümün arasından anlatan bir ses.

Dikey Geçiş Uykuyla ölümün arasından bakıyordum sana, kendime ve dilini yutmuş renklere.

Bütün anların yekpare bir anda yaşandığı bir iç zamanda -asılı kalan- zamanüstü bir ‘an’. Harflerin kaybolduğu, sessizliğin öğretildiği bir kuyu balık karnı...

Aşk Dershanesi’nden aşkın hallerinden anlatıyor ilahî, insanî hâllerinden...

“Sanki din günündeydim, Sur’a üfürmüştü Veda Meleği. İçimde şiddetli bir alt üst oluş... Ormanlarımdaki tüm vahşi hayvanlar deliklerinden, inlerinden boşanıp, ağzımdan dışarı taşmayı bekler gibi. Öfke doluyduk içimdeki hayvanlarımla ben... sonra nereye gittiler, sindiler, hiç bilmiyorum? Boşalmıştım. Önce sesleri, arkasından sessizliği de yitirdiğim bir kayboluş.”

Kitapta on yedi hikâye var:

Mavi Şavrole, Dikey Geçiş, Aferin, Sümbül ile İsmail, Kar Kokusu, Lavinyanın Postası, Seherde Bir Bağa Girdim, Gerisi Yalan, Bohçasından Belli Gelin, Balık ve Tango, Her Doğan Ölür, İndirim Sezonu, Hoşçakal Madam Juju, Kafesteki Kuşlar, Mersiye-i Zahide, Yüzme Dersi.

Modern ve muhafazakâr yaşantıların izleğinde her birinde farklı konular anlatılsa da ortak tema ayrılık; gurbet.

Ve şaşırtıcı bir zenginlikle, şehirli bir bakışla işlenmiş, geniş bir kültürün izdüşümleri düşmüş her hikayeye insan, mekân, eşya, düş, gerçek, hayal, hakikat hülya iç içe. Bir kelebeğin kanadındaki renklerin iç içe geçmesi gibi, ahenge geçen bir bütün oluşturan renkler, ana öyküyü ören birbirine iliştirilmiş yan öykücükler... Büyük bakıp ince ince detaylandırabilmiş Sibel Eraslan.

Eşya varlık kazanmış (Tombul kadın çaydanlık) “Aspiratör bozuk olduğu için yine terlemiş bizim kız gemisi. Sanki ben değil de, o çıkmış Sandal Çıkmazı Sokağını da, dik bayır kesmiş nefesini... Bütün duvarlar da koşmuş terlemiş taylar gibi, sonra bütün raflar, baharat kutuları ve duvarda asılı duran bilgiç kepçe Nefes nefese ve ıslak...”

O denli zengin, bütün hayatı içine alır gibi duran hikâyeleri bir tanııtm yazısına sıkıştırmak zor...

Aşk medeniyetinin medeniyetimizin izini sürmüş Sibel Eraslan. Mevlana’dan bu yana ifade dilimiz olarak iyice belirgenleşen, ayrılıktan şikâyet etmiş, hasretin ateşten dili ile gurbet hikâyeleri; muhacir öyküleri anlatmış.

“Ben bir muhacir kızıyım, ah bahtım... Pılı pırtıyı en iyi ben toplarım. Hiçbir şey olmamış gibi güleç durmalı yüzüm. Rengim kimseye uymuyor ve çoğu kez hercâi bilirler bu yüzden beni, biliyorum. Uygunsuzum. Halbuki ev taşınırken hep en sona kalan ve çoğu kez de perdeleri sökülmüş bir pencerenin içinde unutulan küpe çiçeği kadar yalnız ve vazgeçilmeye hazırım...”

AYŞEKARA

 

[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

Web sitesi ile ilgili soru veya sorunlar hece@hece.com.tr adresine gönderilebilir.
Telif Hakkı © 1997 Hece Basım Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır.
Son değiştirilme tarihi: 03/04/08 09:21.