[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

 

 

Giriş Sayfası
Üst
   

MEHMET HARMANCI 

SİNEMASKOP YAZILAR -6

mutlu insanlar otobüsü

Dümdüz bir ovada, dümdüz bir yolda uzaklardan bir otobüs görülür.

Yaklaşır. Yaklaşır. Yaklaşır. Üzerinde sıra dağlardan esinlenerek çizilmiş dağımsı kavisler görünene dek yaklaşır.

Sonra kamera birden otobüse dalar.

Kaptan her zaman olduğu gibi, buranın kralı benim edasıyla, rahat olduğu gözükecek denli rahat sakız çiğnemektedir. Dudakları bitişiktir ama yüz kaslarından anlaşılmaktadır. Kaptan yardımcısı, muavinlikten kalma geleneksel "ben yorgunum, bana dokunmayın da…" pozlarında arka kapının önünde tünemiştir. Hostes kız ise yeni icad olan mesleğinin ne mühim bir şey olduğunu "izleyenlere" ispat etmek istercesine kıpır kıpır, "iş yapıyoruz bakın!" havalarındadır. Ancak mini eteğiyle başı derttedir. Hareketini zorlaştırmaktadır.

Otobüs son model, uçak olmaya doğru koşan konforuyla, yolcuların "tam rahat" ettirilmesi yarışına bir adım daha yaklaşıldığını bağıran gösterişe sahiptir.

Yolcularsa her yolculukta, yıllardır her çeşit otobüsle "ömür biter, yol bitmez" aforizmasını ispatlamak üzere oluşturulmuş figüranlar heyetidir.

İlk sırada oturan ak saçlı, matruş beyle aynı sıranın pencere kenarındaki koltuğa sıkışmış, fazla kilo probleminden muzdarip tombul, sevimli ve evhamlı haminne mesela.

Aynı sıranın yan taraftaki koltuklarında ise iki kız vardır. Özgürlük manyağı olmuş bu cici kızların taktıkları küpe adedinden kulakları, yüzlerindeki boya oranından suratları görünmez hale gelmiştir.

Birden kamera otobüsün orta sıralarındaki oturaklardan birine zoom yapar. 18 numara olabilir. Önemli değil. Burada meşin ceketli, en az bir haftalık traşla duran adam, elindeki gazetenin orta sayfasındaki yarı çıplak sarışının havuz sefasında yanında olabilmek için fotoğrafa dalacağı yeri ararcasına kendinden geçmiştir.

Çapraz arka hizaya ise üç çocuklu bir memur ailesi konuşlanmıştır. Fıkralara taş çıkartırcasına 2 kişilik koltuğa 5 kişi nasıl sığar probleminin çözümünü bir gece önceden yapan aile reisi ve eşi problemsiz yerleşme başarısının verdiği sükûnetle uyuklamaktadırlar.

Onların yanındaki koltukta oturan, yaşları 18'i bulmamış bej pantolon, laci ceketle liseli oldukları her yerlerinden belli iki uyanık ise indi-bindi yaparak gittikleri okullarına varmadan önce, öndeki meşin ceketlinin elindeki gazeteyi okuyup/bakıp bitireceği ânı beklemektedirler.

Bütün uzun yol otobüslerinin, uzun zamanlardan beri vefalı dostu radyo yine derinden derine dıngırdamaktadır.

Bunca rahatlığın verdiği rehavetle şekerleme yapmak bütün yolcuların üzerine vacip olacakken, kaptan şoförümüz frene yüklenir. Herkes yerinden hoplamıştır. İstemeden. Merakla.

Yerden mi çıktığı, gökten mi indiği tartışma konusu olarak kalacak bir kocaman beyaz at, otobüs ön camını da, kadranın tamamını da doldurarak çarpmıştır. Yere serilmiştir ardından. Epeyi sürüklendikten sonra duran otobüsten inen yolcular arkalarında at desenli bir kırmızı halı bırakmış olmaktan dolayı iyiden iyiye rahatsız olmuşlar, huzurları kaçmıştır.

 

 

[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

Web sitesi ile ilgili soru veya sorunlar hece@hece.com.tr adresine gönderilebilir.
Telif Hakkı © 1997 Hece Basım Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır.
Son değiştirilme tarihi: 04/04/08 16:49.