[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

 

 

Giriş Sayfası
Üst
   

ABDURRAHİM KARADENİZ

DİL BAHİSLERİ - III

 -(n)da/için ve adına'ya dair

Feyza Hepçilingirler, Cumhuriyet Kitap1'taki köşesinde 'adına' sözcüğünün yanlış kullanımına dikkat çekiyor. Bu sözcüğünün kullanımında görülen yanlışlığa daha önce de değindiğini belirtiyor; buna rağmen hâlâ 'adına' sözcüğünün yanlış kullanıldığından, üstelik bu tür yanlış kullanımların giderek arttığından yakınıyor.

Hepçilingirler'in kaygısına katılmamak mümkün değil. Son iki yılda için yerine adına kelimesinin kullanımı öylesine yaygınlaştı ki neredeyse için kelimesini kullanan kimse kalmadı. Öncelikle spor basınının kullanmaya başladığı; kazanmak adına, galibiyet adına tabirlerine eğitimciler; başarı adına, sınavda başarılı olmak adına vb. kullanım biçimlerini kazandırdı. En son genel seçimlerde siyasîler de seçim kazanmak adına, tabiriyle adına'nın için yerine yanlış kullanımına büyük destek verdi.

Şimdilerde için edatı yerine, adına edatının kullanılması; bu kullanımın hızla yayılıp genel bir hüsnü kabul görmesi, için edatının -hani dil, canlı bir varlık gibidir ya- can çekişen bir kelime olduğunu düşündürmeye başladı. Bu durumda 'İçin, niçin ölüyor?' sorusu elbette sorulmalı.

TRT 2 televizyonunda Futbol Futbol programı en az iki yıldan beri yayımlanıyor. Bu programla 'yılların tecrübesi' bir spor sunucusu/yorumcusu konuk oluyor evlerimize. Benzeri futbol programlarına göre çok düzeyli, hatta sanatsal; kendine özgü futbol yorum ve yaklaşımlarıyla futbol yorumculuğuyla sanatçılığı birbirine yaklaştırıyor bu program. Ancak iki yıldan beri için sözcüğü yerine adına sözcüğünü seçen bir metin yazarı var bu programın. 18.02.2008 Pazartesi akşamı yayımlanan bölümünde de programın metin yazarı yine tercihini adına'dan yana kullandı: 'Kazanmak adına De Nigris elinden geleni yaptı…' biçiminde cümleler duyduk sürekli. Ertesi gün 'De Nigris tekmeye kafa uzatan mücadelesiyle oyunda parlarken, futbolda fark edilmek adına, her hafta ayrı bir saç deseni ve rengiyle sahaya çıkmanın bir yararı olmayacağına, fark edilmek için futbol adına bir şeylerin ortaya konulması gerektiğine sanırız en iyi cevabı verdi.' cümlesini okuyoruz bazı gazetelerde.

Adına kelimesini yanlış bağlamda kullanan yalnız spor basını değil.

Eğitim üzerine yazılar yazdığı köşesinde Abbas Güçlü, 19.02.2008 tarihli Milliyet gazetesinde '… Hukuk devleti adına, bundan daha güzel bir gelişme olabilir mi!' diye soruyordu.

TDK'nın 'Bir şeyin veya bir kimsenin namına, hesabına, yerine' şeklinde anlamlandırdığı 'adına' kelimesinin doğru kullanımına 'Haklı bir öfke adına da olsa bir insandan aklını yüreğinden ayırması istenemez.' (S. Eyuboğlu) cümlesi örnek gösteriliyor. TDK, adına kelimesinin doğru kullanımı için bu örneği gösteriyorsa adına kelimesinin aşağıdaki kullanımları da doğrudur denilebilir!

Milliyet yazarı Serpil Yılmaz, Abdüllatif Şener'den "İnsanlar sakin ama ülke adına olumsuz bir şey çıkar mı diye düşünüyorlar."2 cümlesini rivayet diyor.

Aynı gün, aynı gazetede 'Vefayı; ancak eşitlerimden, sevdiklerimden ve fikirdaşlarımdan beklerim. Zira. Bütün bunları kat ettiğimiz, ya da sizin ısrarla kat edemediğiniz yolların altını çizebilmek adına, yazıyorum.'3 deniliyor ve '… illa billa şirin görünebilmek kaygıları adına ve daha pek çok çıkar, hesap, kitap yüzünden sizin çoğunluk olduğunuz bir Meclis'te, engebesiz arazi olmayı, becerebildiniz.' yargısına varılıyor.

Bulunma hâli eki "-(n)de"nin de için kelimesinin görevini üstlenecek biçimde kullanımının yaygınlaştığını hatırlamalıyız. Bu tür kullanımların 'Başarının artırılmasında yapılması gerekenler…', 'Terörün önlenebilmesinde …' gibi örneklere fazlaca rastlıyoruz artık. Oysa 'Başarının artırılması için yapılması gerekenler…', 'Terörün önlenebilmesi için …' demek anlamın beyanına daha uygun düşmez mi?      

 

 

*          Alıntılardaki 'adına' vurgusu benim.

1          14.02.2008

2          Serpil Yılmaz, Abdüllatif Şener: AKP'yi boşuna mı sevdiler?!, Milliyet, 21.02.2008

3          Perihan Mağden, Sayın Davasever Başbakan, Milliyet, 21.02.2008

 

[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

Web sitesi ile ilgili soru veya sorunlar hece@hece.com.tr adresine gönderilebilir.
Telif Hakkı © 1997 Hece Basım Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır.
Son değiştirilme tarihi: 03/04/08 09:21.