[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

 

 

Giriş Sayfası
Üst
   

ŞAİR MEHMET AKİF BEY’LE HÂTIRALAR

 Bir gün sâde kahvesini getirmeye gitmiştim. Dönüşte elinde tashih edilmekten beyazı kalmamış bir sahifeye baktığını gördüm. Kahvesini verdikten sonra, ben de dikkatlice baktım. Bir de ne göreyim?“Âsım”ın bir tashih sahifesi. Ben birdenbire hayrette kaldım. “Safahât”ı okurken bize öyle gelirdi ki Üstâd, sânihalarını hiç düzeltmeden sahifelere geçiyor, çünki ifâdeler o kadar tabiî ve selîs ki mısraların bir düşünce mahsûlü olduğu kat’iyyen hâtıra getirilmiyor. Kendisine bu husûsu söyleyince: “Sen ne diyorsun?Bir kelime için bir hafta düşündüğüm olur” diye cevap verdi, donup kaldım. İşte o zaman Cenâb’ın “Tiryâki Sözleri”ndeki bir cümlesini hatırladım. O zamanın eşsiz nesir üstâdı, ince şâiri Cenâb Şahâbeddin Bey: “Eserine uzun ömür dileyen, uzun zaman sarfeder.” demişti. “Safahât”ın bir mısraını değiştirmek mümkin olmadığına göre, bu söz mahz-ı hakîkattir. 

* * *

Âkif bey ile münasebetimiz İstanbul’a geldikten sonra da devam etti. Bir gün Bâbıâli yokuşunda karşılaştık. “Sana Âsım’ı verdim mi?” dedi. Ben “Hayır” deyince “Haydi, dönelim” dedi. Eşref Edib Bey’in idarehanesine gittik. Bir ithaf cümlesi ile imzaladı verdi, teşekkür ettim. Birlikte Boğaziçi’ne döndük. O Üsküdar’da, ben Beylerbeyi’nde oturuyorduk. Ayni vapura bindik.“İkbal, bana ‘Peyâm-ı Meşrık’ı göndermiş, ben iki kere okudum, güzel kitap. İstersen bir de beraber okuyalım” dedi; memnuniyetle şükranlarımı bildirdim.

Salı günlerini buluşma günü olarak kararlaştırdık. Bir salı kendileri geliyor, bir salı ben gidiyordum. Kitabı ben okuyordum, o dinliyordu. Bir gün şöyle bir beyit geçti:

 

Der talebeş dil tapîd, deyr ü harem âferîd

Mâ betemennâ-yı û, û betemaşâyı mâst

 

Yâni: “Gönüller kendisini bulmak için çırpınmaya başlayınca kiliseyi, Kâbe’yi yarattı. Biz onu istiyoruz, o bizi seyretmekle meşgul”.

Ben bu beyti okuyunca glüdü ve dedi ki: “İşte Ferid Bey’le bir tevârüd.” Ferid Bey de:“Kullar: ‘Dur bakalım Allah ne gösterecek?’ O da:‘Bakalım kullarım ne yapacak? diyor” demektedir.

 

 

[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

Web sitesi ile ilgili soru veya sorunlar hece@hece.com.tr adresine gönderilebilir.
Telif Hakkı © 1997 Hece Basım Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır.
Son değiştirilme tarihi: 03/04/08 09:21.