[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

 

 

Giriş Sayfası
Üst
   

 

Talat Halman: Orhan Pamuk, Nobel’i zaten kazanacaktı. Bu sene olmasa beş sene sonra alacaktı. Orhan Pamuk özenli bir şekilde dünya edebiyatının en önemli tercihlerini görmüş, o tercihler doğrultusunda eserler vermiş, üslup, kurgu ve yapı bakımından temel tercihleri yakalamıştır. Orhan Pamuk, bu tercihleri bütün Türk yazarlardan daha iyi bilen ve uygulayan bir yazar oldu. Bunu birçok eleştirmenin beğeneceği şekilde yaptı. Ancak ortaya çok güçlü eserler çıktı. Bu tercihlerin bilincinde olan başka Türk yazarlar da var, ancak onlar aynı derecede güçlü eserler veremediler. Pamuk, hakkı olan edebi değerle Nobel kazandı. Orhan Pamuk güçlü bir yazardır. Türk Edebiyatı’nın bu başarıyı kazanmasına hepimiz sevinmeliyiz.

Hilmi Yavuz: Orhan Pamuk, artık bizim insanımız değil. Hem bizim insanımız olmak hem de Batılı olmak mümkündü ama Orhan olamadı. Orhan, Avrupa’nın ve Amerika’nın adamıdır. Dolayısıyla burada herhangi bir tanınmış Avrupalı nasıl muamele görüyorsa o muameleyi görüyor…….. (Nobel Ödülünü) Orhan Pamuk tarafından çok örselenmiş, değersizleştirilmiş bir armağan olarak telakki ederim….. Orhan Pamuk, bu ödülü kendisi açısından çok değersizleştirdi (Şiirim Gibi Yaşadım’dan).

Semih Gümüş: Ödülün Orhan Pamuk’un yazar kişiliği göz önünde tutularak romanlarına verildiğinden kuşku duymak için nedenler epeyce zayıftır. Bu ödül, bir Türk yazarına verildiğine göre, sonunda bizim edebiyatımızın gecikmiş hakkının teslim edilmesi olarak da görülebilir. Dolaylı da olsa, böyle bir sonucu vardır. Belki bu ödülü bugün en çok bu açıdan önemsememiz gerekir. Çünkü bizim edebiyatımız, kimilerinin düşündüğünün tersine, önemli bir edebiyattır ve uluslararası bir dilimiz olmadığı için anlaşılamamıştır. Orhan Pamuk, muhalif yazar duruşu ve aldığı bu ödülle edebiyatımızın gerçek değerinin anlaşılmasına önemli bir katkı yapmış oldu.

Ömer Türkeş: Orhan Pamuk’un romanları 34 dile çevrilmiş, yayımlandığı ülkelerde büyük ilgi görmüş, daha önce de pek çok ödüle değer bulunmuş bir yazarın kariyerine bir de Nobel eklemesi büyük bir sürpriz olmadı. Bu yıl olmasa da birkaç yıl içerisinde ödülün Orhan Pamuk’a verileceği Avrupa edebiyat çevrelerinde ne zamandır konuşuluyordu. Yazarların ve ürünlerinin aldıkları ödüllere göre değerlendirilmesine hiç sıcak bakmamakla birlikte, Orhan Pamuk’un bu ödülü gerçekten de hak etmiş bir yazar olduğunu düşünüyorum.

Hasan Bülent Kahraman : Orhan Pamuk bu ödülü zannedildiğinin tersine sadece Türkiye hakkında açıkladığı görüşler nedeniyle kazanmamıştır. Bu ödülün arkasında Pamuk’un baştan beri inandığım büyük romancılık başarısı, muhayyilesi vardır. Pamuk’un açıkladığı görüşleri bu romanın dışında değildir, çünkü Nobel Ödülü bir yandan insanın evrensel varoluş trajiği oluşturan romancılara bir yandan da aydın sorumluluğuna sahip çıkanlara verilir. Sartre kabul etmediği Nobel’i hangi nedenle almışsa, Pamuk da aynı nedenle almıştır, hem büyük bir romancı hem de sorumluluğunu bilen bir aydın olduğu için. Türk romanını yeni bir çağa ve kapasiteye taşıdığını ve bunu evrensel ölçüler içinde dünya romanına da katkılar getirerek yaptığına inanıyorum.

 Jale Parla: Orhan Pamuk’un başarısı Türk roman geleneğinin anahatlarının farkında olmasında, o geleneğin bellibaşlı ve kenarda köşede kalmış tema ve motiflerini yaşatmasında, bunlarla kendi üslubunda boğuşurken, bir yandan da küresel bir üslubu yakalamış olmasında saklıdır. Ben bir Orhan Pamuk romanı okuduğumda romanda olmazsa olmaz ilk şartı, yani yazar yetkinliğini bulurum. Ama en önemlisi o romanlarda, mükemmel bir kurguyla birlikte tarihsel ve varoluşsal bir ironi bulurum ki bence bir romanı üstün kılan bunlardır.

Enis Batur: Nobel, edebiyatın en güçlü edebiyat ödülü. Türkiye ve Türk edebiyatı açısından kesinlikle yabana atılmayacak bir başarıdır bu. Orhan Pamuk rüştünü ispat etmiş bir insan. Ödülü ister alır ister iade eder. Ayrıca iade etmesi için bir neden görmüyorum ben. Nobel ödülü Türkiye’nin en iyi yazarına verilmiş bir ödül anlamına gelmiyor. Orhan Pamuk çeşitli nedenlerle bu ödüle layık görülmüştür. Onun için ‘en önemli yazarınız budur’ gibi bir çıkarıma varmamak lazım. 

Ömer Lekesiz: Bu ödül Türk edebiyatının dışarıda tanıtılmasına katkı sağlar. Ben Orhan Pamuk’un yazarlık kalitesinden kuşku duymuyorum.Türk edebiyatında çok önemli bir boşluğu doldurduğuna eminim. Ama yazarlık etiği bakımından çok iyi bir yerde durmuyor olabilir. Ancak bunun tartışılması onun kötü bir yazar olduğu anlamına gelmez. Bu Orhan Pamuk şahsında Türk edebiyatına verilmiş bir ödüldür. Ermenilerin bu konudaki görüşleri hiçbir şey ifade etmez.

 İhsan Deniz: Bu yılki Nobel Edebiyat Ödülü ‘gölgeli’dir! ‘Gölge’nin kaynağı da bizatihî Orhan Pamuk’tur; Orhan Pamuk’un ‘edebî kişiliği’nin çok önüne geçmiş görünen ‘politik-ideolojik kimliği’dir! Oryantalist algı ve kavram dünyası, bu toprakların kültürel dokusuna ‘yabancılaşmış’ kişiliğidir! Bütün bunların ardından, bana göre, hem edebiyat dünyasını hem de Türkçe yazan bizleri ‘yaralayacak’ kritik bir sorunun tam sırasıdır: Orhan Pamuk Nobel’i ‘aldı’ mı, yoksa Orhan Pamuk’a Nobel’i ‘verdiler’ mi? Bu soru, ‘içtenliğe’ pranga vurulmadan cevap bekliyor/bekleyecektir! Orhan Pamuk, ‘vasat’ bir romancı olmanın dışında ve ötesinde Batı dünyasının ‘gözüne girecek’ o kadar çok edebiyatdışı ‘iş’ yaptı ki! Sanatın, edebiyatın, romanın sahih değer ve anlamına ilişkin yorum ve yaklaşımlarından ziyade; politik demeçleri, siyasal söylevleri, iddia ve ithamlarıyla Batı dünyası nezdinde bir ‘pâye’ edindi, ‘popüler’ bir kimlik kazandı.

Özdemir İnce: Orhan Pamuk sıradan bir yazardır. Türk edebiyatı roman ödülünü kazanmadı. Orhan Pamuk’a Nobel Ödülü verildi. Nobel kazanmış olan Pamuk, Ermeni soykırımını kabul ediyor. Bu son derece önemli bir şeydir. Aşılması gereken ve aşılamayacak bir azman olacaktır. Türkiye satışa çıkarılmıştır, Türk tarihi açık artırmayla satılmıştır. Açık artırmanın en sıfır noktasında satılmıştır. Bundan dolayı utanç duyuyorum. Bunu söylemem lazım.

Ahmet Oktay: Artık tartışmaya gerek olmayan bir sonuç var ortada. Ödül Orhan Pamuk’a verildi. Kendisini kutlarım. Bu olay dünya kamuoyunda bundan sonra Türk yazar ve şairlerine yönelik ilginin daha genişlemesine yol açar diye düşünüyorum.

Yaşar Kemal: Sevgili Orhan, seni yürekten kutlarım, hak ettiğin bu ödülü almana çok sevindim. Bundan böyle de aynı tutkuyla yeni romanlar yazacağına güveniyorum. İnandıklarının ardında da inatla durmaya devam edeceğine hiç kuşkum yok. Sevgilerimle...

Perihan Mağden: Çok sevindim. Çünkü çok iyi bir yazar Orhan Pamuk. Nobel, ülkesinin politik meseleleri üzerine fikir yürüten yazarlara veriliyor. Orhan Pamuk’un bu duruşunu da son derece yurtseverce buluyorum. Etliye sütlüye bulaşmaz bir çizgide olamaz bir yazar. Özellikle Türkiye’ye dair yazan bir yazar tabii ki ülkesiyle ilgili konuşacaktır. İftihar ediyorum bunları söyleyebildiği için.

 Adalet Ağaoğlu: Türk edebiyatına dikkat çekilmesi açısından çok önem- siyorum. Edebiyatımıza bu ödülün verilmesi pek çok kapıyı aralayacaktır. Çok sevgili dostum Orhan Pamuk, arayışlarımıza çok iyi bir halka eklemiştir. Türk edebiyatının bugüne ait değerlerle yüklü bir hale getirmek için kendinden önce gelenlere çok iyi bir halkadır. Bunu kendi merakından ötürü yaptığı için iyi bir halka eklemiştir. Yani edebiyatı geri değil, ileri götürmüştür. Diğer tartışmalara hiç bulaşmayacağım. Çünkü bizim ülkemizde hemen günübirlik siyasa gözüyle bakılıyor. O yüzden ben bu tartışmalara hiç girmek istemiyorum. Tahsin Yücel: Yıllardır Türkiye’ye Nobel Ödülü verilmediği konusunda yakınanlar olur, böylelikle amacımıza da ulaşmış olduk. Bu ödül ile Avrupa Birliği yolunda daha da ilerlediğimizi düşünüyorum. Kendisini kutluyorum.

Vivet Kanetti: Hayırlı uğurlu olsun. Benim şahsi beğenimi etkileyecek bir seçim değil. Ben Fitzgerald’ı, Colette’i, Proust’u, Kafka’yı, Tanizaki’yi, Orhan Duru’yu, Ece Ayhan’ı, Vüsat O. Bener’i ve Memduh Şevket Esendal’ı severim. Hiçbiri Nobelli değil. Hepsi çok kalıcı.
Celal Üster: Nobel Edebiyat Ödülü’nü Orhan Pamuk’un, yani Türkiyeli bir yazarın alması, beni çok sevindirmekten de öte çok heyecanlandırdı. Nobel’in Türkiyeli bir yazara verilmesi, yalnızca Pamuk açısından değil, tüm çağdaş Türk edebiyatı açısından da büyük önem taşıyor. Bence bu ödül, büyük çelişkiler, büyük karşıtlıklar yaşayan Türkiye’nin aydınlık yüzünü temsil ediyor.

Murathan Mungan: Ben çok sevindim. Türkçe yazan bir romancı bu ödülü aldığı için sevindim. Pamuk’la ilgili, edebiyatıyla ilgili görüşleriniz ne olursa olsun onu savunmanız gerektiğini düsünüyorum. Bu ödül bir ölçüde Türk edebiyatına verilmiş bir ödüldür. Bunu alabilecek başka Türkiyeli edebiyatçılar da vardır. Pamuk’un uzun süredir bu ödüle hazırlanan bir program izlediğini düşünüyorum, yaptıklarıyla. Bunun keyfini çıkarmaktan yanayım.

Alev Alatlı: Gelinen bu noktada Orhan Pamuk şu kadarcık entelektüel namusu varsa ödülü bugün hemen reddetmelidir. Nobel Ödülü ile Fransa’daki Ermeni tasarısının aynı anda geçmiş olması Pamuk açısından bir şanssızlıktır ama AB ülkeleri düşünüldüğünde Nobel ödülleri de dahil olmak üzere bu bir tavırdır. Yaşar Kemal’den esirgenen Nobel Edebiyat Ödülü’nün Ohan Pamuk gibi vasat bir yazara verilmesi üzerinde bir daha düşünülmesi gereken bir konudur.

Kürşat Başar: Kendisi için çok önemli bir başarı ve onu tebrik ediyorum. Kendi hazırladığı bir projedir. Bunun dışında edebiyat kısmı yazık ki, siyasi tartışmaların gerisinde kaldı. Bir yazarın, edebiyatıyla tartışılmasını isterdim. Bunda Orhan Pamuk’un da kendi payı var. Hevesine ulaştığı için daha sonraki konuşmalarının daha farklı olacağını ümit ediyorum. 

Demirtaş Ceyhun: Amerikan patentli postmodern romanlarıyla Orhan Pamuk modern Türk edebiyatını temsil etmesi olanaksızdır. Çünkü, postmodern edebiyat emeğe, özgürlüğe, bağımsızlığa, çağdaşlığa karşıdır ve gelenekçilik adı altında gericiliği savunmaktadır. Bu ödül kesinlikle Türk edebiyatına verilmiş bir ödül değil, Orhan Pamuk’a verilmiş bir ücrettir

Ali Bayramoğlu: Orhan Pamuk’un 1980’li yıllardan bu yana bırakın uluslararası çapta adam ve eser üretmeyi, ulusal düzeyde bile etkileyici bir adım atamayan Türk edebiyatının parlayan yıldızı olduğuna şüphe yoktur. Türkiye’de dalaşma, husumet seven, biraz da kıskanç edebiyat çevreleri Orhan Pamuk’a ne gerekçeyle yüklenirlerse yüklensinler, bu gerçek değişmez.

Yasin Aktay: Orhan Pamuk’un uzun zamandır Nobel edebiyat ödülünü hedeflediği ve bütün çalışmalarını ve söylemlerini bu hedefe ulaşmak için özenle ayarladığını bilmeyen yoktu. Yazdıklarının içeriği veya edebiyatının kalitesi her ne ise, bu konudaki gayretleri gözle görülür bir başarı kaydetmişti. Kim ne derse desin, Pamuk, Türkiye’nin dışında kendini en çok okutan Türk olmayı başardı. Nobel ödülünü almamış olsaydı bile, kendini Pakistanlı, Hintli, Faslı, Amerikalı ve Alman okuyucuya aynı anda okutmayı başarabilen belki de ilk Türk edebiyatçısı olmuştu. Kuşkusuz Nobel bu başarının anlamlı bir ödülü olmuştur.

İsmet Berkan: Tarihimizde ilk kez, Nobel’li bir yazarı kendi dilinden, kendi dilimizden okuyacağız. Sadece bunun sevinci yeter Orhan Pamuk’u övmeme ve çok sevmeme ve onunla gurur duymama. Ama kuşkusuz başka sebeplerim de var. Bir kere Pamuk’la gurur duyuyorum, çünkü onun aracılığıyla dilim, dilimiz, bizi birbirimize bağlayan en önemli bağımız yüceldi, yüceltildi.

 

EDEBİYAT ÖDÜLLERİ

CEVDET KUDRET EDEBİYAT ÖDÜLÜ, DOĞAN AKSAN’A  VERİLDİ

 2006 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü, ‘Yunus Emre Şiirinin Gücü’ adlı kitabı nedeniyle Prof. Dr. Doğan Aksan’a verildi. Prof. Dr. Doğan Aksan, kitabında “Yunus Emre’nin şiirlerini bugüne kadar yapılan çalışmalardan farklı bir biçimde değerlendirirken, değişik disiplinlerin şiirlere uygulanmasıyla okura yeni yaklaşımlar kazandırdığı” için ödüle değer görüldü.

BEHÇET AYSAN ŞİİR ÖDÜLÜ, AHMET ERHAN’A VERİLDİ

 Türk Tabibler Birliği tarafından verilen Behçet Aysan Şiir Ödülü, bu yıl Ahmet Erhan’a değer görüldü. Yapılan açıklamaya göre, Cevat Çapan, Arif Damar, Doğan Hızlan, Emin Özdemir, Ahmet Telli, Ali Cengizkan ve Ataol Behramoğlu’ndan oluşan seçici kurul, katılan eserler arasından Ahmet Erhan’ın “Şehirde Bir Yılkı Atı” adlı eserini ödüle değer buldu.

CEMAL SÜREYA ŞİİR ÖDÜLÜNÜN ŞARTLARI AÇIKLANDI

 Bu yılki Cemal Süreya Şiir Ödülü için yapılan yarışma iki dalda düzenlenmektedir:

1- Ekim 2005 başı ile Eylül 2006 sonu arasında yayınlanmış şiir kitabı. 2- Bir kitap oylumunda olan şiir dosyası.

Ödül her dalda tek yapıta verilir.

Aydın Hatipoğlu, Enver Ercan, Haydar Ergülen, Mustafa Öneş ve Refik Durbaş’tan oluşan Seçici Kurul gerek görürse ayrıca özendirme ödülü de verebilir. Cemal Süraya’nın 17. ölüm yıldönümü olan 9 Ocak 2007 Salı günü düzenlenecek törende ödüller kazananlara sunulacak. Şairin özgeçmiş yazısını, adres ve telefon numarasını da içeren 6 adet yapıt, 16 Ekim 2006 tarihine kadar Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği’ne iletilmeli. Yapıtlar geri verilmez.

 

 

[Giriş Sayfası] [Üst] [İletişim] [Satış Yerleri] [Künye] [Tüketici Hakları] [Satış Sözleşmesi] [Gizlilik ve Güvenlik Politikası] [Üst Sayfa 1]

Web sitesi ile ilgili soru veya sorunlar hece@hece.com.tr adresine gönderilebilir.
Telif Hakkı © 1997 Hece Basım Yayın Ltd. Şti. Tüm Hakları Saklıdır.
Son değiştirilme tarihi: 03/04/08 09:20.