|
GEÇMİŞTEN-GEÇMEMİŞTEN
VARLIK DERGİSİ SORUYOR: Yeni sanatı
nasıl buluyorsunuz?
OKTAY RİFAT YANITLIYOR: Meşhur köpek
hikâyesini bilirsiniz. Çomarın biri, ağzında bir kemikle su kenarına
gelir. Suda, ağzında kemik, bir köpek hayali, kendi hayalini görür.
Tamah eder, bu kemiği de ele geçirmek için suya atlar. Ama işin fenası,
ağzındaki kemiği düşürür. Tamamen akla, ahlaka uygun bir hikâye. Buna
klasik bir hikâye de diyebiliriz. Geçenlerde bir Fransız dergisinde bu
hikâyenin yeni şeklini gördüm. Suya atlayan köpek biraz sonra iki
kemikle kıyıya çıkıyordu. Hiç beklenilmeyen, şaşırtıcı, Frenkçe
tabiriyle sensationnel bir netice. Sensation-duyu ile beslenen yeni
edebiyatın okuyucuda sensationnel bir tesir bırakmak istediğini
sanıyorum. Bu çok uzun mesele hakkında bir cümle ile şunu
söyleyebiliriz. Bugünkü edebiyatta geniş manasıyla duyu baş köşeyi
tutuyor. (1 Ekim 1946)
|